MEDYA MERKEZİ

Platin Bilişim konvansiyonel Halkla İlişkiler ve Tanıtım stratejisi ile farklı iletişim çalışmaları yürütmektedir. Bu kapsamda medya merkezinde, basın bültenleri, basın yansımaları, etkinlikler - virtüel hikayeler, başarı hikayeleri, ödüller, sponsorluk çalışmaları, duyurular, videolar, kataloglar, sosyal medya kanalları, müşteri ilişkileri bilgisine ulaşabilir ve PR abonelik sistemi ile üye olabilirsiniz.

Platin Bilişim Siber Saldırılardaki Artışa Dikkat Çekiyor!

Veri koruma, arşivleme, felaket önleme, iş sürekliliği ve veri güvenliği alanında uzmanlaşan Platin Bilişim, son dönemde yaşanan siber saldırıların artışta olduğuna dikkat çekiyor. Saldırı vektörlerinin sürekli değiştiğini ve sağlam bir güvenlik politikası oluşturmanın kurumlarda giderek zorlaştığına vurgu yapan Platin Bilişim, yakın dönemde yaşanan büyük siber saldırılardan da ilginç örnekler sunuyor.

İş yaşamında veri güvenliği her geçen gün giderek daha fazla önem kazanıyor. Küçük ve orta ölçekli firmalardan büyük kurumsal şirketlere dek hemen hemen tüm firmalar günümüzde veri güvenliği için çeşitli politikalar geliştiriyor ve güvenlik zekası çözümlerinden yararlanmaya çalışıyor. Ancak kaynak yetersizliği, doğru politikaların zamanında ve etkin bir biçimde devreye alınamaması, insan faktörü gibi pek çok etmen siber güvenliğin yetersiz kalmasına yol açabiliyor. 2001 yılından beri veri koruma, arşivleme ve güvenlik konularında uzmanlaşan Platin Bilişim özellikle kurumsal tarafta çok ciddi saldırı vektörleri olduğu uyarısını yapıyor ve kurumları önlem almaya çağırıyor.

Siber güvenlik algısının, saldırı vektörleriyle birlikte zaman içinde çok değiştiğini vurgulayan Platin Bilişim Genel Müdürü Ayhan Bamyacı, son yıllarda gerçekleşen bazı önemli siber saldırılardan örnekler verirken şöyle konuştu: “İnternet ve bilişim sistemleri tüm dünyada iş yaşamını köklü bir biçimde değiştiren ve verimliliği artıran bir unsur. Rekabetçi olmayı sürdürmek isteyen her firma, boyutu ve ölçeği ne olursa olsun, günümüzde internet ve bilişimden faydalanmak zorunda. Ancak tüm faydalarının yanında unutulmamalıdır ki siber dünya aslında aynı zamanda tehlikeli bir yerdir. Bu tehlikenin boyutlarını ölçmek ve belli başlı metrikler çıkartarak siber güvenlik politikalarını bu temellere dayandırarak oluşturmak ise oldukça zor olabiliyor. Biz Platin Bilişim olarak bu konudaki uzmanlığımızı; IBM Qradar, Symantec Data Loss Prevention ve CA ARCserve gibi ürün ve çözümlerle birleştirerek kurumlara büyük faydalar sağlayabiliyoruz.”

Konuşmasında, son dönemde yaşanan ve kayıtlara geçen ve geçmeyen siber saldırı örnekleri de veren Bamyacı, şu örneklerin özellikle önemli olduğuna dikkat çekiyor:

20 Nisan 2001: Amerikan ordusuna ait bir EP-3E ajan uçak, Güney Çin’in Hainan Adası açıklarında Çin’e ait bir J-811 savaş jeti ile çarpıştı. Çinli pilot çarpışmanın ardından kayboldu, bir daha bulunamadı ve büyük bir ihtimalle ölmüş olduğu düşünülüyor. Amerikan uçağı, ciddi bir biçimde hasar aldı ve Hainan üzerine güvenli iniş yapmak durumunda kaldı ardından Çin ordusu mürettebatın 24 ünü de hapsetti.

Kaza Amerika ve Çin arasında, bir ay süren bir siber savaşa yol açtı. (Amerikalı ve Çinli hackerlar arasında) Devletle ilgili web sitelerini hedef alan ve birbirlerini bu kazanın sorumlusu olarak gösteren saldırılar gerçekleşti. Amerikan ordusuna, olaydan çok sonra  ABD tarafından kaleme alınmış, Çin ototitelerinden özür dileyen bir mektup ulaştı.

17 Nisan 2007: Estonya’nın Baltic Sea Eyaleti’ne yönelik Dünya’nın dört bir yanından yönelen şüpheli saldırılar yapılmaya başlandı. Servise yönelik saldırılarının birçoğu, sunucuları online teleplere boğarak; yeni bağlantıları kabul etmelerine ve neticede çökmelerine sebep olmaktaydı.

Temel hedef noktası, Estonya Devlet başkanı, parlementosu, devlet, bakanlıklar ve basın kurumları idi. Bununla beraber, çeşitli bankalara da saldırılar gerçekleşti ve bu saldırıların toplam kaybının 1 milyon USD olduğu rapor edildi. Ülke, bu saldırıları durdurmak için neredeyse dış dünya ile bağlantısını kesti. Bu saldırı Estonya ve Rusya arasında büyük bir gerginlik yarattı. Bilgisayar güvenliği uzmanları, Rusyanın içinde bulunduğu tüm bu saldırıların sebebi olduğuna inanmaktaydılar; ancak devlet iddiaları reddetti. 2009 yılında, Kremlin sorumluluğu üstlendi.

4 Nisan 2003: NASA’ya ait yüzlerce ağ ve diğer birçok ABD devlet ajansı, Titan Yağmuru olarak adlandırılan koordineli saldırılar serisine maruz kaldı. Saldırılar, üç yıl sürdü ve aynı zamanda Sandia Ulusal Labaratuvarları, Lockheed Martin and the Redstone Arsenal gibi orduya ait çeşitli kamu labaratuarlarındaki ağları da hedefledi. Amerika’nın bir güvenlik kurumu olan SANS Enstitüsü tarafından başlatılan bir soruşturma, saldırıların Çin’in Guangdong Bölgesi kaynaklı ve muhtemelen Çin ordusuna mensup hackerlar tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu.

13 Mayıs 2006: E-postalara ekli bir biçimde ulaşan, kötü bir yazılım yoluyla hackerlar, Amerikan Savunma ve Bilgi Sistemi Ajansı (NIPRNet) ‘na ait 20 terabaytlık data içeren şifreleri ve kullanıcı isimlerini çaldılar. Bu data, orduya ait gizli bilgileri içeriyordu ve dünyadaki en geniş özel ağ olarak biliniyordu.

11 Mart 2009: GhostNet olarak bilinen, Global bir siber sabotaj ağınınn, Adobe PDF lerdeki bir zayıflıktan yararlanarak; 103 farklı ülkedeki büyükelçiliklere ve bakanlıklara saldırdığını bildiren raporlar ortaya çıktı. Bu durum Tibetli yetkililierin bilgisayarlarının hackendiği şüpheleri nedeniyle InfoWar güvenlik firmasına soruşturma yaptırmasının ardından keşfedildi. GhostNet saldırılarının birçoğu Çin kökenli olarak bilinmektedir.